3S                          Süleyman Soner Selçuklu

İnsan Kaynakları Eğitim ve Yönetim Danışmanlığı

Sistem Sinerji Strateji Sorumluluk

Giriş 

Çevre

Trafik

 

     TRAFİK TEKNİK

     EĞİTİM BÖLÜMÜ

 

ANKARA ÇETİN EMEÇ BULVARI ÜZERİNDE SIK SIK OLAN TRAFİK KAZALARINA DİKKAT ÇEKMEK AMACIYLA HAZIRLANAN ÖZEL SAYFA İÇİN TIKLAYINIZ  ANKARA ÇETİN EMEÇ BULVAR KAZALARI ÖZEL SAYFASI İÇİN TIKLAYINIZ

KONU BAŞLIKLARI

  1. TRAFİK SORUNLARININ ÇÖZÜMÜNDE BİLGİ VE DENEYİMLERİN ROLÜ

  2. TRAFİKTE SİNYALLER HAKKINDA

 

 

 

 

 

 

 

TRAFİK SORUNLARININ ÇÖZÜMÜNDE

BİLGİ VE DENEYİMLERİN ROLÜ

Bu makale ANKARA TRAFİK VAKFI KURULUŞU ATESTAŞ-www.ankaratrafikvakfi.org (Ankara Trafik Eğitim ve Sağlık Hiz.Tic.A.Ş. Tel: 0 312 4723737)’ a ait ilk sayısı Kasım- Aralık 2003 olarak basılan ve yılda altı kez yayınlanan “TRAFİK” adlı derginin 10.sayısı sayfa 24-32'den   alınmıştır. Derginin içerik hazırlama ve baskı işleri ise CMS KONGRE YÖNETİM SİSTEMLERİ ULUSLARARASI ORGANİZASYON YAYINCILIK BİLİŞİM HİZMETLERİ LTD. ŞİRKETİ tarafından yürütülmektedir.info@trafikdergisi.com

Prof. Dr. Müh. Muhittin ÖZDİRİM

muhittinozdirim@gmail.com

Gazi Üniversitesi Fen Bil. Enstitüsü Trafik Pl. ve Uygulama Ana Bilim Dalı Emekli Öğretim Üyesi

II. Dünya Harbinde tam bir yangın yerine dönüşen Almanya’yı kısa sürede bu günkü Avrupa’nın lokomotifi haline getirenlerin Trafik ve Ulaşım açısından önem verdikleri ve asla göz önünden ayırmadıkları öğeler  şunlardır :

1 _ Teknik bilgi ( Mühendislik )

2 _ Ciddi , bilgili ve Devamlı  Denetim

3 _ Yeterli ve yaygın Eğitim .

Ben burada işin sadece Mühendislik yanına değineceğim , çünkü bu , Trafik açısından 1. derece önem taşıyor . ( Dünya Bankası verilerine göre % 30 ) .

Bütün bunların önünde olan da Bilgi dir .Bu eleman , bir yandan başkalarının elde ettikleri deneyimleri Doğru şekilde  değerlendirmek , diğer yanda ise düşünülerek geliştirilen elemandır .

Bazıları bize , bütün bu yaklaşık 60 yıldır süren Trafik alt yapı teknolojisini tamamlayan ülkelerin bu gün geldikleri noktayı hedef olarak almamızı öneriyorlar .

Taşıtlara değil , İnsanlara öncelik verelim .

Peki de !Nasıl ?

Trafik ve yaya alt yapı tesislerimiz bu tavsiyeye uygun mu ? Mevcutları kazasız , belasız çalıştırmasını biliyor muyuz ? Sorunları ne ? Bunları gidermesini biliyor muyuz ?

 Bütün bunlara kafa yormadan” Kenti yayalara açalım ! “ deniyor .Yani , yol ve kavşaklarda trafiği kazasız şekilde işletemeyen bizler , bunu bir yana bırakıp , kenti yayalara tahsis ederek  trafik sorununu ortadan kaldıralım . Unutulmaması gereken şey : Kenti yaşatan Trafiktir . Bu önlenirse kent Ölür . Plancıların hocası sayılan Prof. Dr. Sir Colin Buchenan  bu konuda şunları söylüyor :

Plancıların motorlu araçlara karşı olan fikirleri daima iyi önlemlerin alınmasını önlüyor . Otomobillere savaş açanlar , insanların ne olduklarını , nerede yaşadıklarını , nereye nasıl gittiklerini bilmiyenlerdir .”

“ Çevre açısından otomobilin önlenmesi ile onun vereceği ekonomik , sosyal faydaların arasında bir balansın olması gerekir . “

“ Ben , sıkışık kent merkezlerinde özel arabasını kullanmak istemenin imkansızlığını biliyorum . “

“ Öte yandan hızla artan araç sayısının antisosyal olduğunu ve bunun kontrol edilmesini de düşünmüyorum . “”

Bazı plancılar , Trafiğe karşı yapılan iyileştirmelerin daha çok trafiği çağırıp yarardan çok zarar vereceğini iddia ederler . Bunlara karşı çıkan Prof. Martin Wohl , Amerikanın en tanınmış ulaştırma  dergisi Traffic Quarterely’ de şunları söylüyor :” Trafiğe gösterilen kolaylık sonucu Trafiğin artışı , bir spiral şeklinde sonsuza kadar devam edemez .  Hakikatte olan şey , ya daha çok araç bu tesisleri kullanacaktır veya evvelki kadar araç sıkışıksız olarak rahat şekilde seyahat edecektir . Bu , getirdiği kolaylıklar sonucu daha çok insan tarafından kullanılacak demektir. Bundan başka otomobilli şahıslar , zirve dışı saatler yerine , zirve saatlerde de seyahat etme yararını elde edeceklerdir “.

 Prof. Dr. Colin Buchenan, ” Traffic in Towns” kitabı yazarı olup, kentlerdeki sorunların halli konusunda yarattığı doktrini takdir eden kraliçe II. Elizabeth tarafından “Sir” unvanı verildi. Aslında yolların daha iyi seyahat edilebilir hale gelmesinde bir seviye vardır ki onun ötesinde bu tesislere daha çok araç gelmez . Buna Trafiğin Otokontrolu  denir .Kimse trafik ve park sorunları yaşamak istemez.. Ona daha rahat ulaşım sağlanırsa kimse aracını yola çıkarıp kalabalık kent merkezine gitmez .( Not : Buna Ankara dan her kesin gözü önünde olan bir örnek verilebilir : Sıhhiyedeki yarım daire şeklindeki Araç köprüsü .Bu köprünün yapılmasından bu güne kadar yıllar geçtiği halde , Bazılarının beklediği gibi bu köprünün getirdiği kolaylığın neden olacağı  Trafik artışı ve tıkanıklık  bir türlü gerçekleşemedi .Trafik ilk günkü gibi rahatça akıp gidiyor .Sayısında da artış yok .)Yine bazılarının , New York ve Paris gibi büyük kentlerdeki hem zemin kavşaklardan misal verip Ankara gibi iki tanecik Ana caddesi olan kentimize bunları örnek göstermesi ve önermesine gelince :

 1 – New York kentinin birbirine paralel binlerce ana caddesi vardır ki her biri Atatürk Bulvarından büyüktür .Alt / Üst geçide gerek kalmadan sinyalle idare edilebilir. BunlaraAlt / Üst geçit yapmak israftır .  .Ayrıca , New York kentinin her ucuna giden, bazı yerlerde  4-5 hatlı Metrosu  da olup halka rahat ve hızlı ulaşım alternatifi sunar .

2 _ Paris kenti de New York’tan pek aşağı kalmaz . Ayrıca , Champs Elysee bulvarının Etual meydanının altından bir tünelle geçtiğini unutmayalım . Bunlara Londra’daki Hydeparkcorner ve Euston tünelleri  ile Holborn viyadüklerini ekleyebiliriz . .Trafik ve ulaşım sorunlarının çözümü için Trafik teknolojisinin Yeterince bilinmesi gerekir ki bunun adı,  ayrı bir bilim dalı olan  Trafik Mühendisliğidir .  Bu dal , trafik kazalarının % 30 unun nedeni olan Trafik alt yapısındaki şu çok önemli olan üç öğeyi kapsar :                                         

-         EMNİYET

-         KAPASİTE

-         EKONOMİ

 Bu üç eleman , ayrıca birbiri ile de sıkıca bağlıdır . Şimdi bunları ele alalım .  

 TRAFİK ALT YAPISINDA EMNİYET

Bunu temin edecek olan eleman 2 tane olup bunlar : Görmek ve Görülmek dir .Geçerliliği her yerde olan bu elemanlar için Almanlar şu çok veciz cümleyi kullanırlar . “ Alt yapı , şaşkınlar bile emniyetle geçecek şekilde olmalı “ Almancası : ( irrensicher .)

Bu , Almanya da sade,yollarda değil , her yerde dikkatle uygulanır . Örneğin , birkaç sokağa kapısı olan marketlerde Çıkış Yönü : AUSGANG olarak işaretlenmiştir . Bu yazıyı fazla önemsemeden okuyacaklar ve bunu hiç düşünemeyen İdare elemanları lütfen şunu düşünsünler :

“ Bir markettesiniz ,bomba veya yangın paniği olmuş ,Eğer işaretlenmemiş ise , Çıkış kapısını nasıl , kime sorup bulacaksınız ? hele bir de bu kapılar , (  Bizdeki her toplum yerinde olduğu gibi ) İÇERİ doğru açılırsa !!! “( Not : Bu konuda ülkemizde gözüme çarpan ilk uygulama olarak gördüğüm  işaretlemeyi Karayolları Genel Müdürlüğünün Araştırma  Daire Başkanlığında yapan Başkanı burada belirtip , bu uygulamanın tüm ülkeye yayılmasını dilerim ). Biz yine Trafikte Görmek ve Görülmeye dönelim .Bu konuya ilk önce Yol çizgilerinden başlamak gerekir . Çizgiler trafik şeritlerini sınırlar . Bunların varlığı trafik akışının düzenli olmasını sağlar . Aksi halde bir şeritlik yere, Ankara da olduğu gibi , birden fazla araç sıkışmak isteyeceği için yolun Emniyet ve Kapasitesi  düşer ve kaza olur . Çizgilerin , Ankara da  sık görülen şekilde kısa zamanda silinen kalitede olmaması gerek . Burada çizgi rengi de önemli olup ülke şartlarına uymalıdır . Bizim yollarımızda bu renk beyaz olmalıdır . Yer yer silik renkteki Sarı renkli çizgiler ,boyalar , yollarımız ( Avrupa’nın aksine ) toz ve çamurla dolu oldukları için kısa sürede görünürlüğünü kaybetmektedir . Buna ek olarak kullanılan renklerin seçilebilmesi için Kontrast özelliğinde olması gerekir . Aynı özellik Karayollarındaki düşey Turistik yer levhalarında da olmalıdır . İleri ülkelerde , İnsanları olduğu gibi , Trafik de, bir körün elinden tutar gibi yönlendirilir . Örneğin Almanya' da hemen her yerleşim yerine girerken aşağıdaki levhalar görülür .Bunlarda beyaz zemin daima kent merkezini gösterir . Kentin yabancısı burada tüm önemli yerleri , yönleri ve kentin çıkış noktalarını görür ve durup kimseye sorup trafiği tehlikeye sokmadan yolunu bulur.Bir başka husus da , yol boyunca tüm kavşaklarda ilk kavşakta işaretlenen yönler , oraya varılmadıkça , aynen gösterilir . Bizdeki gibi başta bir kere göstermekle yetinilmez . Yol üzerindeki kavşaklar ( Şaşkınların bile yolunu rahatça bulacak ) özellikte  olmalı . Kavşak içi adalar ,yaya geçitleri , sinyal direklerinin yerleri ve onların görülmesi için araçların durmaları gereken yerleri işaretleyen DUR çizgileri çok önemli olup kavşak geometrisi de buna eklenmelidir .Bu çizgiler trafiğin sinyal lambasını görmeleri gereken yerde olmalıdır . Bu şekilde , sürücülerin bu güne kadar , trafik görevlilerince Yanlış yönlendirilmesi sonucu kavşağın içine kabil olduğu kadar ilerleyip yaya geçidini kapatma alışkanlığını düzeltecektir . Bunu gerçekleştirmek için , trafik bilgisi ve alışkanlığı olmayan ülkemizde Sinyal ve DUR çizgisi ve sinyaller Yaya geçitlerinden önce olmalıdır . Aksi halde sürücü sinyal lambasını gördüğü sürece ileri gidip Yaya geçidini kapar ve onu DUR çizgisi ilgilendirmez .Burada trafik polisine düşen önemli görev , sürücülerde, kendisinin neden olduğu Yanlış alışkanlığı düzeltmek ve onları Sinyali görmelerine alıştırmaktır . Çizgilerden sonra kavşak içindeki yönlendirici adalar gelir . Özellikle bunların uçları , trafiği tehlikeye düşürmemeli ve her hava şartında görülebilmelidir . Ankara kentinde bu görevin ısrarlı şekilde yanlış ve ilgisizce yapılması sonucu uçlara tehlikeli şekilde pek çok çarpma olayları meydana gelmektedir. Bu çarpmadan görünmez şekilde hasara uğrayan ön takımlar yarınki kazalara kapı açacaktır . Bunun için yapılacak çok basit hizmet , beyaz renkte boya ve çizgilerin bu uçlara uygulamasından ibarettir .Avrupa da çok önemle üzerinde durulan bu konuyu Bütün çabalarıma karşın Ankara Belediyesindeki tüm görevlilere anlatamadığımı burada belirteyim .  Aşağıdaki resimlerde  Ankara’daki olaylar ve AB ülkelerinde yapılanlar görülüyor .   İleri ülkelerin kavşaklarında Trafik başı boş bırakılmaz . Aksi halde , resimde görüldüğü gibi , kazalar oluşur .Aşağıdaki resimlerde Ankara’nın en önemli kavşaklarından biri olan Kızılay meydanında uygulanan Sinyalize Rotarin in  1973 yılında trafiği nasıl yönlendirdiği görülüyor . Daha sonraki resimde , meydanın ortası açılarak Otobüs Özel Yolu geçirilmiş ve yine de Trafik başı boş bırakılmamıştır . Sonuncu resimde ise ortaya konan çok küçük teneke adanın neden olduğu bu günkü kaos görülüyor . Görme ve Görülme konusunda söylenecek son söz  Dünyada ilk uygulama olan  Bolu Dağının Sis Tesisleri ne aittir . İlk ve son baharlarda görüş mesafesini 2 metreye kadar indiren sisle baş edebilmek için( Karayollarında çalıştığım devrede ) ilk önce 4 Kilometrelik kesime 50 metre aralıkla yanıp sönen sarı lambalar dikildi . Daha sonra ise , bu sistemin gösterdiği performans üzerine , uygulama tüm dağı kapsayacak şekilde 12 Kilometreye çıkarıldı .Sistem uygulamadan önce 6 ay kadar mobil jeneratörlerle yerinde denendi .Başlangıçta bu fikre bazılarınca  karşı çıkılmış ve bu konuda Amerikan literatürü ileri sürülüp onların önerileri doğrultusunda , siste yolun kapatılması bile öğütlenmişti .Oysa , sistemin yararı ,sisli bir günde ilgisizlik nedeni ile uzun süredir tamir edilmeyen   arızalı lambaların neden olduğu 20 ölülü Varan otobüs faciası görüldükten sonra anlaşılmış ve bu kesim Karayolları teşkilatı tarafından 12 Kilometreye çıkarılmıştır.

TRAFİK ALT YAPISINDA KAPASİTE

Yazının başında yer çizgilerinin trafik düzenini temin ederek yolun kapasitesini artırıcı  etkisini gördük .Şimdi de Kavşaklara bakalım :

Kavşakların kapasitesi yüksek olmalı ,çünkü buralarda pek çok hareket olmaktadır. Bunun için Altın kural :

Kavşakta kesişen trafik kolu 4 den fazla olmamalıdır .

Aksi halde kavşağın kapasitesi düşer çünkü her bir koldaki kesişen trafiğe verilen geçiş müsaadesi kol sayısı ile artar . Bunda şu iki neden beraberce rol oynar :

A ) Her akıma verilen geçiş süresi azalır ,

B ) Her geçiş süresinin baş ve sonundaki emniyet süreleri nedeni ile olan zaman kayıpları artar .İşte bütün bu nedenlerle Alman Trafik Standardı kesişen kolların sayısının 4 den fazla olduğu zaman ne yapılacağını belirtmiştir .Bu da :

A ) Ya , fazla kollar kavşak dışında birleştirilir ,

B ) Veyahut , fazla sayıdaki kollardaki trafik kavşak dışına doğru tek yönde olarak yönlendirilir .

( Not : Ankara da 1973 de Sinyalize Rotari olarak düzenlediğimiz Sıhhiye kavşağında o zamanlar kesişen 5 koldan biri olan Mithat Paşa kolunu dışarı doğru yönlendirme konusunda Nazım plancılarla aylar süren sonuçsuz tartışmaları hatırlıyorum . Sonunda Dalokay kendi inisiyatifini kullandı ve Mithat Paşa caddesi kavşak dışına doğru yönlendi .

Kavşak kapasitesine , kesişen kollar sayısı ile birlikte Kavşak tipi de tesir eder . Bu tipi belirleyen en önemli öğe nedir ? denirse : Bu kavşakta kesişen akım sayısı olan FAZ sayısıdır .Bu sayının en ideali ise = 2 dir . Bu büyüdükçe , ( Kesişen kollar bölümünde anlatıldığı gibi ) Kapasite de düşer .Konu hakkında yeterli bilgisi olmayan uygulayıcılar , hep olduğu gibi , Tüm kollara ayrı ayrı geçiş süresi vererek hallederim diyebilirler .Tabii artıracakları Periyot sürelerinin meydana getireceği ek sorunları düşünmezler . Öte yanda bu , gereksiz birikmeleri ve kuyrukları ortaya çıkarır .Tüm hareket ve gecikmelerin içinde yer aldığı Periyot süresinin kabul edilebilir üst sınırı 135 Saniye olup bunun gereksizce artırılması ile sürücülerin sabrı tükenir ve İhlaller başlar .Buna en yakın örnek , Ankara da yıllarca yaşananlardır .Buradaki çok önemli kavşaklardan biri olan AKAY kavşağında 1973 yılına kadar 3 Fazlı çalışan trafik ( Çankaya , Kızılay , Akay yönleri ) , ( Kızılay kavşağında olduğu gibi ) 2Fazlı Sinyalize Rotari ye çevrildi .Trafiğin bu tür kavşaklar nedeni ile nasıl rahatladığını o günleri yaşayanlar hatırlayacaktır . Bütün bu başarıda rol oynayan şey , faz sayısının üç den ikiye indirilmesi idi .1990 yılına kadar başarı ile çalışan bu kavşak , Metro çalışmasından sonra ,Faz sayısını 2 den 3 ‘ e çıkaran ( 1973 den önceki eski sisteme “bilinmeyen nedenlerle ) dönüldü .1973 den 1990 yılına kadar geçen 17 yılda bir kaç kat artan trafiğe karşı yapılan bu Geri Dönüş ile bu kavşakta yaratılan Kaos , şimdiki Belediye başkanı tarafından  3 katlı tünel tarafından çözülmeye çalışıldı . Oysa , 1990 da Belediye Başkanı ve etrafındakiler tekniğin yolunda yürüselerdi ,evvelce bu konuda yapılanların başarılarına  baksalardı  bu kadar masraflı çözüme uzun süre gerek kalmazdı . Bu arada bazı çevrelerin şimdiki Başkana önerdikleri Yeni Trafik Etütlerinin  onda yarattığı reaksiyon sonucu , önerdiğimiz çok ucuz çözüm de değerlendirilemedi . Her şeyden önce ,teknik çevrelerin hiç akıldan çıkarmamaları gereken şey , öncelikle ortaya çıkan problemleri , yapabiliyorsa , biliyorsa , basit yöntemlerle halletmektir . Buralarda oluşacak kazaların , tıkanıklıkların bir an önce düzeltilmesi gerekir

( Halkın seçtiği Belediye Başkanından beklediği budur ).

Yoksa , bir yerde basit yöntemlerle çözülecek probleme sırt çevirmek değil !! Yine bazı çevrelerin iddia ettikleri gibi , burada çözülen problemlerin ileriki kavşaklara sürüleceğine gelince : Bu konuda Alman profesörlerinin önerisi şudur :      ( Trafik Planlaması , sorunun en büyük olduğu merkezden dışarı yönde yapılır . )Bunu söyleyenler , 1945 yılında yangın yeri halindeki Almanya yı 15 yılda bu günkü duruma getiren Prof. Korteler , Feuchtingerler , Leibbrandlar v.s. gibi bir çoklarıdır . 1973 yılında Dalokay onun çok yerindeki kararı olarak işe en yoğun sorun olan Kızılay kavşağından başlayıp daha az yoğun olan çevrelere ( Önce Kızılay , sonra , sırası ile : Sıhhiye , Akay , Osmanlı , Kavaklıdere kavşakları ) doğru gitmişti . Kapasite bahsini kapatmadan önce bir de Sinyallere bakalım: Sinyal ,kesişen akımları güvenli şekilde yönetir . Bunların kavşakta biriken araçlarca rahatça görülmesi gerekir . Bunda sinyal cephelerinin adedi önemlidir . Bunun için AB ülkelerinin öncüsü olan Alman normu , Her şeride en az bir tane sinyal gerekir “ der . Bizim baş kentimiz Ankara'daki çok önemli kavşaklarda bu kurala hiç uyulmadığını üzülerek her gün görmekteyiz . Bu kavşaklarda bekleyen pek çok sayıda  araçlara bakan bir tanecik sinyal  havaleli bir araç tarafından kapatılınca , diğer araçların gerekli zamandan önce hareket edip kaza yapması işten bile değildir. Sinyal olan her kavşağa bir de Trafik polisimi konmalı ?

Ekonomik olmayan işlerden: Ankara'da Meşrutiyet caddesinde yapılan yaya üst gecidi.

Burada trafik sinyalle durdurulduğundan yayanın da hemzemini geçmesi kabilken, onları bu çelik yapıya 10 metre kadar tırmandırıp indirmenin ne yararı olabilir? Kimsenin tırmanamadığı bu yapı gibilerini bir çok yerde de görebilirisiniz.Her zaman çok kalabalık olan Meşrutiyet caddesine ikinci hemzemin sinyalize geçit yapıp halkı oralara kanalize etmek mümkündür.

 TRAFİK ALT YAPISINDA EKONOMİ

Bu kural gereksiz veya zamanından çok önce iş yapmamaktır .

Gereksiz iş , Trafikteki sistem bir sorunu çözüyorsa , bu dururken buna ek olarak büyük masraflara girip bunun üzerine bir başka işe girişmektir . Bunu  3 G ile  formüle ediyorum :

Gerekli iş , Gerekli Zamanda ve Gerekli yerde yapılmalıdır . Trafik yapılarında bu konu yabancı ülkelerde Modüler olarak ele alınır . Burada önemli olan şey : Artı kapasite gerektiğinde , eskisinin yıkımına gitmemektir . Eskisinin üzerine veya altına gidip , sistem kapasitesini artırmaktır .  Akay kavşağında vakti ile yapıldığı gibi , iyi çalışan sistemi , Geri adım atarak  yok edip kaos yaratmak değil .  Benim,Trafik Tekniği Konusunda son olarak söyleyeceğim söz şudur : Ankara da  bir  zamanlar yapılan doğru işleri doğru şekilde ölçeceklerin sağ duyularına güveniyorum. İlerde Trafik Teknolojisi , ciddi şekilde öğrenildiği zaman bana inananların artacağını düşünüyorum .Çünkü : ( Güneş Balçıkla Sıvanmaz ) .

R E F E R A N S L A R

1 – Prof. Dr. Müh., M. ÖZDİRİM , Trafik Mühendisliği 1 , 2 , Karayolları Gn . Md. 1994 , Ankara .

2 – Prof.Dr. Müh. ,M. ÖZDİRİM , Trafik Teknolojisi  1 , 2 , 3 , 4 ,Jandarma Okullar Kom . 2004 , Ankara .

3 – Prof. Dr. Habil ., W. KORTE ., Strassen Planung in Stadt und Land , Bau Verl. 1960

Berlin .

4 –.Prof . Dr. Ing. Habil. K . LEIBBRAND ., Stadt und Verkehr , Zürich .

5 – Dr. Müh. M. ÖZDİRİM , Bolu Dağı Sis Tesisleri , Karayolları Bülteni , S.19 – 33 , Sayı 281 , 1973 , Ankara   

  KIZILAY 1973

KIZILAY 2005

                                                                    

 Sayfa Başına Git

MUHİTTİN  ÖZDİRİM KİMDİR?

Prof. Dr. Müh. Muhittin Özdirim

muhittinozdirim@gmail.com

1926’ da İstanbul’da doğdu. İlk, Orta ve Lise öğrenimini İstanbul’da yaptı. 1950’ de İTÜ’ den mezun oldu . Sümerbank ve Karayolları teşkilatlarında 22 yıl hizmet verdi. Daha sonra Ulaştırma Bakanlığı, Ankara Belediye Başkan Yardımcılığı, Bayındırlık Bakanlığı ve Kültür Bakanlığında görev yaptı. Gazi Üniversitesine öğretim üyesi olarak girdi ve 1993’ de Profesör unvanı aldı . Bu arada 3.5 yıl Batı Almanya ve 1 yıl İngiltere de Trafik Planlama ve Güvenliği konularında devlet örgütlerinde görev yaptı. Gazi Üniversitesinde "Trafik Planlama ve Uygulama Ana Bilim Dalı" nı kurdu.

Diğer hizmetleri arasında Ankara’da  1973 yılında Sinyalize Rotari çalışmaları, Tahsisli Otobüs yolu ve Bolu Dağı Sis Tesisleri uygulamaları olmuştur.  Trafikle ilgili 100 den fazla makale ve bildirisi yayınlanmıştır.Amatör Pilot lisansına da sahip olan Özdirim'in  2. Dünya Savaşı Havacılık Tarihi konulu 100’ e yakın makalesi  ve  havacılık konulu bir de kitabı bulunmaktadır.

K İ T A P L A R I

1 ) Trafik Mühendisliği  1, 2,  Karayolları Genel Md. Yayını, Ankara 1994

2 ) Trafik Teknolojisi  1, 2, 3, 4, Jandarma Okullar Komutanlığı Yayını, Ankara

 2004

3) Hava Ulaşımında Motorsuz uçuş: Planörcülük , Türk Hava Kurumu yayını,  Ankara     

Sayfa Başına Git

Copyright © 2008 | Her Hakkı Saklıdır

 

    Ana sayfa / Giriş / Hakkımızda / Hizmetler / Referanslar / Makaleler / İletişimSite Kuralları / Sözlerin Gücü /  Çevre / Trafik /  Resimler  1 2 3 / Bağlantılar ( Link Listesi ) / Site Haritası